13 Kasım :)

13 Kasım tarihinde hayatımın en zor akşamını geçirdim sanırım. Bilenler bilir çok konuşurum , çabuk alışırım bulunduğum ortamlara. Uyum sağlar yabancılık çekmem . Çekingenlik yaşamak mı?  alakam yok kendileri ile…

Ama o akşamki ortam farklı, gerginlik had safhada. Herkes rahatladı 15 dakikadan sonra belki . Ama ben elimi kolumu nereye oyacağımı bilemez vaziyette oturdum bir buçuk saat boyunca 🙂 Normalde sığacağım o kutluk neden bana bu kadar dar geldi. O küçük yastığı koyacak yer nasıl bulamadım hala kendime hayret ediyorum. Halimi hatırladıkça ben bile gülümsüyorum.

Taa 600 km yoldan gelip beni yalnız bırakmayan canım KARDEŞİM… geceye ayrı bir renk kattı  aslında. Anne baba için çifte mutluluk oldu anlayacağınız…

Çay bardağını alırken elimin titremesini bardağı yanlış açıyla tutmama bağladım mantığa bürüyerek 🙂

Çaya beş şeker atmam ise “ŞEKER HEYECANI ALIR” varsayımımdan başka bir şey değildi 🙂 Hem bardak biraz büyüktü canım 😛

Ailelerin tanışması böyle bir şey demek ki. Ciddiyet yolunda atılan ilk adımlar. Gergin başlayan akşam mutlu bitti gibi geldi bana. En azından ben ve bizimkiler için.

Süreci yazmak istemiyorum aslında ama ,aklımızda anılar kalsın istiyorum azıcık . Zaman geçip ben bu yazıyı tekrar okuduğumda nerden nereye diyebileyim istiyorum belki de…

Biz ayrıldıktan sonra benim taklidimi yaptığını öğrendiğim şahsa (o kendini biliyor) teessüfleri mi sunuyorum ve elime düşersin nasılsa diyorum 🙂

Bana bunca güzel şeyi yaşatan ve yeniden heyecan duymama neden olan O’na sonsuz teşekkürler. İyi ki varsın , iyi ki varız …