Psikolojik Danışman Türleri :)

Lisans 4. Sınıfta iken pdr öğrencisi olmak isminde bol bol pdr öğrencisi eleştirisi içeren bir yazı yazmıştım . PDR öğrencilerinin her sınıftaki hallerini yazmış kendimizle dalga geçmiştim . Bence güzel de olmuştu 🙂 Ancak sert tepkilerde gelmişti yazıya.
Öğrencilikten uzak kaldım ancak hala sektörün içinden biri olarak bu seferde psikolojik danışman türlerini yazmaya karar verdim. Ne zaman mı ? Az önce facebookta dolaşırken.Birbirinden farklı , tabiri caizse tip tip PDR mezunu var. Biraz bunlardan bahsetmek istiyorum . Meslektaşlarımın çoğundan hoşlanmadığımı genel olarak söylerim. Daha fazla tip illa ki vardır ancak şimdilik aklıma gelenler bunlar;
1. Sunum/Materyal Manyağı PDRciler : Bu tür PDRciler internetten , eş dost akrabadan ne buldu sunumları indirip kaydederler. Bu arkadaşlar bir tek öfke yönetimi sunusu kullandıkları halde bilgisayarlarında kayıtlı en az 15 öfke yönetimi sunusu saklarlar. Ek olarak bu konuda satılan psikoloji arşivi gibi DVD, USB gibi ürünleri de alırlar. Sonra ürünlerin altına paylaşım yaparlar. Vauww çok güzel, 4 yıllık eğitimde aldığım bilgilerden daha fazlası var. Allah razı olsun vs vs vs. Şimdi bu arkadaşlar piramitin en tabanında yer alır. Bilgi/beceri seviyesi en dipte olandır. X sunumu yapmak, çocuklarla geziye gitmek bir de tercih rehberliği yapmak en büyük özellikleridir. Evet böyle arkadaşlarım var 🙂

Devamını Oku

Tayland Notları

20160405_122256Asya’da ikinci olarak seçtiğimiz ülke Tayland,  arkadaşım Ferhat Bayoğlu ile birlikte Bangkok’a bir konferans için gittik. Oraya kadar gitmişken Pattaya’ya ve Phuket’e de gittik. Biraz buralardan bahsetmek istiyorum Bu şekilde hem ihtiyacı olanlara bazı tavsiyeler verirken hem de kendim için bir Günlük tutmak niyetindeyim:)

Öncelikle havalimanından başlayalım Bangkok Havalimanı Öyle ahım şahım büyük bir yer değil. Burada kaybolmanız mümkün değil. Eğer şehre gidecekseniz Metro kullanmanız faydalı olacaktır .Metrodan sonra PhaThai istasyonunda inerek Dilediğiniz durağa aktarma yapabilirsiniz. Haritaları takip edin yeterli.

Devamını Oku

Kitap Paylaşım Ağı

Facebook !ta da olsa bazen güzel şeyler olabiliyor hayatta. Bu aralar sıklıkla gördüğünüz şu paylaşım gibi;

Dahil olmak isteyen varsa beğenmesi yeterli.
“Sürpriz sever en az 6 kitap sever arıyorum.
Dünyanın herhangi bir yerinde olabilirsiniz. Hiç fark etmez.
Bir kitap satın alacaksınız ve hiç tanımadığınız birisine göndereceksiniz.
Sonra da size en az 36 kitap gelecek.
“Ben varım” diyorsanız bu iletimi beğenmeniz yeterli; size detayları ileteceğim.
Çok heyecanlı değil mi? 

Fikir güzel ancak anlaşılması zor nasıl olacak bu iş diyenler için anlatalım; Öncelikle bu paylaşımı yapmış bir kişinin paylaşımı altına bir yorum yapıyorsunuz . O kişi size bir mesaj gönderiyor. Bu mesajda yorum yaptığınız kişinin bir arkadaşının ismi  ve adresi var. Ona kitap göndermenizi istiyor. Ve altında da yorum yaptığınız kişinin kendi adresi var. Bu adresi de size yorum yapanlara göndermenizi istiyor:)

Sistem bundan ibaret . Anlaşılmayacağı düşüncesi ile örneklendirelim. Kendi yaşantımdan isimleri değiştirdim ki sürprizi kaçmasın 🙂

1- Ömer  , arkadaşı Ahmet’in gönderisi altına yorum yapar.  Ve o mesajı kopyalayarak kendi duvarında paylaşır.

2- Ahmet ,  Ömer’e içinde Melike’nin adresinin ve kendisinin (Önder) adresinin bulunduğu bir mesaj gönderir. Bu mesaj ile Ömer Melike’ye bir  kitap gönderir .

3- Ömer kendi duvarında yaptığı paylaşımın altına yorum yapanlara içinde Önder’nin ve kendi (Ömer) adresinin bulunduğu mesajı gönderir ve zincir devam eder.  Şöyle ki Ferhat  Ömer’in gönderisine yorum yapmıştır. Ferhat  artık Ahmet’e kitap gönderecektir.

4- Ferhat’ın yaptığı paylaşıma yorum yapanlarda bana kitap göndermelidir 🙂 Burada bana gelecek kitap sayısı Ferhat’ın arkadaş potansiyeline bağlıdır:)

Tabii sistemin en önemli özelliği dürüstlüktür. Bir yere yorum yazdıysanız ve mesaj aldıysanız o kitabı gönderin adamı kızdırmayın 🙂
Örnek insan olarak Ferhat BAYOĞLU ve Ahmet ALTINOK kullanılmıştır, kitap falan göndermeyin onlara 🙂

Türk PDR Derneği Genel Kurulu Değerlendirmesi- 20 Mart 2016

20 Mart  2016 tarihinde PDR Derneği yönetim kurulunu seçmek üzere Ankara’da bulunduk. İki farklı grubun aday olduğu bu seçimden bazı gözlem ve notlarımı  buraya da eklemek istiyorum .

Öncelikle sonucu verelim. Eski başkan Filiz Bilge, yeni ekibi ile kazandı. Bu önemli bir nokta eski başkan eski ekibi ile kazanmadı. Sadece tek üye eskiden kalma idi.

Genel kurul geniş bir şekilde  faaliyet raporunun eleştirisi ile başladı. Bu iyi bir adımdı , hesap veriyor olmak yönetim kurullarını motive edecektir diye düşünüyorum . Burada bir çok eleştiri yapıldı bunların bazısı haklı bazısının abartılı olduğuna inanıyorum .

İlk eleştiri faaliyet raporunun gönderilmemesi idi. Sıklıkla da her konusmacı tarafından vurgulandı. Haklıydı kesinlikle. Her ne akdar ben bu güne akdar hiç 15  gün önceden yayınlandığını görmesem de haklıydı. Yönetim buna dikkat etmeliydi.

İkinci eleştiri içindeki fotoğraflarla ilgiliydi. Bence abartıydı. Yönetim kurulu faaliyet raporu elbetteki yönetim kurulunun yaptıkları faaliyetteki resimlerinden oluşacaktı. Beni koyacak halleri yok diye istemsiz bir düşünce geçti aklımdan kabul edin sizinde geçti 🙂

Üçüncü eleştiri dergi ile ilgili idi. Burada farklı eleştiriler vardı. Ancak başka alanlardan alan editörü olması ve editör sayısının 4 olması bence uygun bir eleştiri değildi. Devamını Oku

İtalya Notları

Bir konferans için bulunduğumuz italya da (bu  sefer ailece oradaydık) Roma ve Floransa’yı görme fırsatı bulduk. Bu şehirlerde ne yapılır ne edilir nereleri gezilir söyleyecek değilim 🙂 Sadece kısa bilgiler vermek istedim ;

  1. Roma her binasının tarihi olması ile öne çıkan bir şehir ancak bu sizin ilgi alanınız değilse ya da benim gibi okumadan gitmişseniz boş boş binalardan başka bir şey yok 🙂 İspanyol Merdivenleri Trevi çeşmesini daha önce gidenlerden dinledi iseniz çok extrem birşey beklentisine gireceksiniz ancak öyle değil 🙂 Bence bir numarası yok:)
  2. İtalyada ulaşım ağı gelişmiş müze müze gezmeyecekseniz ve gezi süreniz kısa ise 2 günlük metro biletleri 7 euro. Alır sürekli binersiniz 🙂 Roma Pass almaya kesinlikle gerek yok.
  3. İnsanlar kaba . Bu konuda kesinlikle bizi aratmazlar net:)
  4. İngilizce yaygın değil. Hadi halkın bilmemesini anlarım ancak tren istasyonu görevlilerinden bile bazısı bilmiyor. İki kelime söyleyip arkasına İtalyanca devam ettiriyor. Bizim anlasın diye turistlere bağırarak Türkçe konuşmamızın nasıl hissettirdiğini anladım 🙂
  5. Kedinlikle pahalı. Zaten Euro Tl*3 olması ile pahalı iken birde fiyatların pahalı olması sıkıntılı. Ortalama pizza yada makarna yanında içeçek kişi başı 35 lira tutuyor. Hemde sıradan yerlerde.  Sokakta satılan pijamalar orada 25 Euro:)
  6. Dondurma porsiyonları çok büyük .Kesinlikle en küçük olanını alın hoş bizde 12 Tl ye bir kg dondurma alınır ama neyse 🙂
  7. Vatikan vs gezecekseniz biletleri önceden internetten alın .
  8. Tren istasyonundaki gerzek görevli basılı bilet şart dedi. ANcak tren günü basılı biletin şart olmadığını öğrendik. PNR numaranız varsa onunla seyahat ediyorsunuz.
  9. Tren biletleri borsa gibi . Her gün farklı fiyat çıkabiliyor. Borsa derken fiyat düşmüyor sadece artıyor ve ulaşım pahalı. Örneğin Roma- Floransa hızlı trenle yaklaşık 1 saat 40 dakika. Ve 75 TL . Ankara Eskişehir bizde 30 Tl hesabınızı yapın.
  10. Yerler kirli bu anlamda sigara izmaritleri vs her yerde. Bir çok zaman Ankara’nın kalabalık mekanları ya da İstanbulda geziiniyor hissi veriyor Roma , insanları ile düzeni ile…
  11. Erkekler yakışıklı falan değil rahat olun beyler kesin bilgi:)
  12. Eşimin yorumu kadınlarda güzel değil :p Sizde rahat olabilrisiniz hanımlar:)
  13. Floransa Romadan daha güzel (bence)
  14. Yürümeyin otobüsü öğrenin (floransa için )
  15. Yine de gidilip görülse iyi olur ancak ben zaten Avrupa seven adam değilim 🙂

Şimdilik bu kadar, önümüzdeki gezi yazısını daha detaylı yazacağım 🙂