Psikoloji mi ? PDR mi?

Merhaba!

Bu aralar  sıklıkla sorulan bir soru olduğu için genel bir yazı yazmak istedim. Umarım sorularınıza cevap bulursunuz. EA alanında puanını almış kişiler genel oalrak Hukuk, PDR, Psikoloji ve Sosyal Hizmet tercih ederler. Ancak burada PDR mi Psikoloji mi sorusu herkesin aklına gelir. Çünkü puanları da birbirine yakındır.

Psikoloji mezunları genel olarak adalet bakanlığı ve sağlık bakanlığında çalışır derler. Ancak bu kurumlara her yıl alınan psikolog sayısı çok çok az. Bu yüzden psikologların tamamı formasyon almaya yönelmiş durumda. Neden ? Devlette rehber öğretmen olmak için. İlerleyen dönemde PDR mezunu iyice fazlalaşınca bu imkanı belki kaldırırlar. Ancak şu an psikoloji okuyup formasyon alırsanız PDR mezunu gibi işlem görüyorsunuz . Yani özetle kamuya atanmak amacınız yer farketmez memur olayım derdinde iseniz PDR’nin ataması daha çok.

PDR mezunu olmanın dezavantajı da devlet üniversitelerinin sizi klinik psikolojiye almıyor oluşu. Ancak zaten devlet üniversitelerinde klinik psikolojik programı çok az. Bir sürü psikoloji mezunu da zaten buraya giremiyor. Kontenjanlar çok çok az. Bunun çözümü de belli özel üniversiteye parayı vererek klinik psikolog olabilirsiniz.

Özel sektörde iş imkanları (rehabilitasyon merkezleri vs) genel olarak benzerdir. İlla psikolog olsun ya da kesin pdrci olsun demez bir çok kurum sahibi.

Sözün özü çalışma alanları ve  şartları genelde aynı olan iki alandan bahsediyoruz.

Ancak ne dedik PDR mezununun ataması çok. Haydi PDR yazalım o zaman mı diyoruz?Hayır tabii ki . psikoloji okuyarak da rehber öğretmen olabilirsiniz. Biraz paraya kıyıp formasyon almanız gerekecek ama çok yüksek bir meblağ değil bu.

Ya da klinik amaçlıyorum, ofis açmayı düşünüyorum o zaman haydi psikoloji okuyalım mı diyoruz ?Hayır tabii ki PDR mezunları da parayla klinik psikolog olabiliyorlar. Ofis açmak için ise PDR ya da psikoloji mezunu olmanıza dahi gerek yok. Çevreniz var mı, reklam ofis maliyetlerini karşılayacak mısınız ? Adınıza kişisel gelişim uzmanı, bilinçötesi temizleme uzmanı , yaşam koçu, halay başı falan der devam edersiniz. Ne yazık ki ruh sağlığı yasası oluncaya kadar ülkemizde piyasa böyle.

Genel olarak ikisi de aynı kapıya çıkıyor. Psikolojinin alt alanlarına özel ilginiz varsa(sosyal, gelişim, deneysel) psikoloji seçin. En kötü rehber öğretmenlik için hazırlanırsınız ki psikoloji mezunlarının çoğuda bu dertte zaten. Hiç öyle sosyal medya da PDRcileri beğenmediklerine bakmayın siz 🙂

Sakın ama sakın psikoloji daha iyi eleman yetiştirir lafına kanmayın. Ruh sağlığı alanı kendini yetiştirme ve bireysel yeteneklerinizle çok ilişkili. Kimsenin gazına gelmeyin.

Özetle ben bu gün olsa Psikoloji okuyup formasyon alırdım. Daha çok seçeneğim olsun diye. Psikoloji daha iyi olduğundan değil:)

Herkese kolaylıklar, iyi tercihler:)

Psikolojik Danışman Türleri :)

Lisans 4. Sınıfta iken pdr öğrencisi olmak isminde bol bol pdr öğrencisi eleştirisi içeren bir yazı yazmıştım . PDR öğrencilerinin her sınıftaki hallerini yazmış kendimizle dalga geçmiştim . Bence güzel de olmuştu 🙂 Ancak sert tepkilerde gelmişti yazıya.
Öğrencilikten uzak kaldım ancak hala sektörün içinden biri olarak bu seferde psikolojik danışman türlerini yazmaya karar verdim. Ne zaman mı ? Az önce facebookta dolaşırken.Birbirinden farklı , tabiri caizse tip tip PDR mezunu var. Biraz bunlardan bahsetmek istiyorum . Meslektaşlarımın çoğundan hoşlanmadığımı genel olarak söylerim. Daha fazla tip illa ki vardır ancak şimdilik aklıma gelenler bunlar;
1. Sunum/Materyal Manyağı PDRciler : Bu tür PDRciler internetten , eş dost akrabadan ne buldu sunumları indirip kaydederler. Bu arkadaşlar bir tek öfke yönetimi sunusu kullandıkları halde bilgisayarlarında kayıtlı en az 15 öfke yönetimi sunusu saklarlar. Ek olarak bu konuda satılan psikoloji arşivi gibi DVD, USB gibi ürünleri de alırlar. Sonra ürünlerin altına paylaşım yaparlar. Vauww çok güzel, 4 yıllık eğitimde aldığım bilgilerden daha fazlası var. Allah razı olsun vs vs vs. Şimdi bu arkadaşlar piramitin en tabanında yer alır. Bilgi/beceri seviyesi en dipte olandır. X sunumu yapmak, çocuklarla geziye gitmek bir de tercih rehberliği yapmak en büyük özellikleridir. Evet böyle arkadaşlarım var 🙂

2. Facebook PDRcisi Tipler : Bu tip birinci tip olan sunum materyal manyağı PDRcilerin hamisidir. Onları sunum ihtiyaçlarını giderirken kendi pohpohlanma ihtiyaçlarını giderirler. Bunlara abi büyüksün, harikasınız, sizi ilgiyle takip ediyorum falan denir. Bu arkadaşlar genel olarak iyi internet kullanır. Bilgi seviyeleri bu yüzden daha yüksektir. Siz soru sorarsınız o Google a yazar size söyler siz alkışlarsınız. Bu döngü böyle gider. Bu türün en tehlikelisi genelde mesleğe girişi itibari ile 10 yılı geçmiş olan tiplerdir. Genç olanlardan zarar gelmez . Bir süre sonra bırakırlar. Ama bu orta yaşa dikkat. Saplantılı olabilirler. Böyle arkadaşlarım da var . Böyle davranan bildiklerimde var. Bir dönem bende kendimi bu tipe rahatlıkla sokardım 🙂 . Bol bol imza kampanyalarına katılmaları ile ünlüdür. Facebook olması şart değil forum sitelerinde de boy gösterdikleri olur.

3. Akademik Tipler : Bu tipler en boşu ama en kendini bilmezidir. Şöyle ki adam 1 gün önce lisans mezunu pdrci iken . Nasıl alındığı belli olmayan yöntem ile araştırma görevlisi olur. Pokemonların evrimleşmesi gibi (ki onlarda zaman istiyor bunlar bir gecede evrimleşiyor) bir anda bakıyorsunuz adam sonuçlar açıklanır açıklanmaz Arş. Gör. Oluyor. Bu kişilerin neyi araştırdıklarını kendileri dahil bilen yok . Ulan sen daha yüksek lisans derslerini tamamlamadın ne ara hoca oldun demek içinizden gelse de demeyin lazım olur belki hocanız falandır. Ne yazık ki bu tipte bir çok tanıdık var. Ancak bu bir ara form . Yüksek lisans bitip DR ‘ye başladı ise artık tutabilene aşk olsun . Ancak bu durum bu kısmın konusu değil. Elbette gerçekten iyi araştırma görevlisi arkadaşlar da var. Komplekslerinden arınmış bir şey öğretmeden daha önce öğrenmeye çabalayan yetenekli gençler var . Kıskançlıkla izliyoruz efendim:) Bu izlediklerimi facebookta PDR paylaşımları yaparken görmezsiniz. Ancak akademik tip dediğimiz adamları bol bol PDR paylaşımında görürsünüz. Akademik ya arkadaş PEH!

Tayland Notları

20160405_122256Asya’da ikinci olarak seçtiğimiz ülke Tayland,  arkadaşım Ferhat Bayoğlu ile birlikte Bangkok’a bir konferans için gittik. Oraya kadar gitmişken Pattaya’ya ve Phuket’e de gittik. Biraz buralardan bahsetmek istiyorum Bu şekilde hem ihtiyacı olanlara bazı tavsiyeler verirken hem de kendim için bir Günlük tutmak niyetindeyim:)

Öncelikle havalimanından başlayalım Bangkok Havalimanı Öyle ahım şahım büyük bir yer değil. Burada kaybolmanız mümkün değil. Eğer şehre gidecekseniz Metro kullanmanız faydalı olacaktır .Metrodan sonra PhaThai istasyonunda inerek Dilediğiniz durağa aktarma yapabilirsiniz. Haritaları takip edin yeterli.

Ilk durağımız Pattaya oldu.  Turistik bir şehir olmasına rağmen oldukça bakımsız ve köhne bir yer . İnsanlar her ne kadar buraya seks turizmi için gelseler de görülecek bir çok yer var Pattaya’da. Diğer taraftan pattayada dikkat edilmesi gereken şey taksiler asla ve asla taksimetre açmıyorlar kesinlikle Gideceğiniz yerden en az yüzde 60 daha pahalı söylüyorlar . Hayır teşekkür ederim dediğinizde ilk sözleri sen ne kadar ödersin oluyor .Bu yüzden taksi mantıklı bir ulaşım aracı gibi gözükmedi ancak Bizim yaptığımız gibi muhabbeti kurduğunuz bir taksici bulursanız sizi yakın muhitteki görülecek Her yere götürür Siz gezerken sizi bekler ve bu sayede şehri gezmiş olursunuz nokta en küçük örnek olarak çok yakındaki bir yere gidiş geliş 400 baht istemişlerdi . Biz 1000 bahta akşama kadar İstediğimiz her yere gittik belki daha ucuza denk gelebilirdi ama uğraşmadık nokta küçük bir tavsiye vermek gerekirse eğer üç kişi ya da daha fazla kişi iseniz kesinlikle ve kesinlikle taksi ile anlaşın. Her yere taksiyle gidin, tuktuk vs binmeyin. Ya da deneyim olsun diyorsanız bir kere binin 🙂20160405_135832

Burada Big Buddha gerçeklik Tapınağı ve şehri kuşbakışı izleyebileceğiniz bir izleme noktasına gittik gün çok çabuk bittiği için yeniden otelimize döndük.

Ikinci durağımız ise Phuket oldu. Adada birçok farklı yerleşim belgesi olmasına rağmen en meşhur yer Patong. Bizde patong da kalmaya karar verdik. İlk gece sadece biraz etrafı dolaştık ertesi gün bir Tura katıldık pipi Adaları ve birkaç Ada daha ziyaret ettik nokta Daha sonrasında ise fil Trekking rafting ATV sürüşü içeren bir başka Tura katıldık . Benim tavsiyem kesinlikle ve kesinlikle tura katılmanızdır  Aksi halde oraları bilmeyen biri olarak gezeceğiniz yerleri bilmeyecek vaktinizi boşu boşuna yollarda geçireceksiniz ama orada bir tanıdığınız varsa onunla beraber gezmek büyük ihtimalle daha ekonomik olacaktır diye düşünüyorum. Ada turu için 900 baht verdik ve internetten satın aldık. Günlük tur için ise 1100 baht verdik otelin altındaki tur satan bir abladan aldık:) Web sitelerindeki fiyatlar korkunç uçuk gelmeden satın alayım demeyin hata yaparsınız.

20160408_155241Konaklama olarak her bütçeye uygun oteller var Genelde oteller temiz ve sorunsuz pattaya’da kaldığımız oteli oldukça iyiyken paket için aynı şeyi söyleyemeyeceğim bankadaki otelimiz yine iyiydi gecelik ortalama 50 TL vererek kalınabilecek bir orta halli otel bulabilirsiniz. Tabii bizim gibi yatmadan yatmaya gidecekseniz. Yok havuzlu olsun iyi olsun derseniz yukarlara doğru çıkabilirsiniz sınır yok:)

Tayland kesinlikle ucuz bir ülke değil alkol biraz daha bizden uygun eğlence ve gece hayatı biraz daha uygun geri kalan Herşey Türkiye ile aynı düşünebilirsiniz Örneğin bir yemek yine en az 15 ila 20 TL aralığında tutacaktır en az yine fastfood lar hemen hemen aynı fiyat.

Ulaşım için tuk tuk dönen Mini kamyonetleri kullanabilirsiniz nokta topuklar her zaman 200 baht Fiat verse dahi 50 baht 100 Baht gibi rakamları da İstediğiniz yere götürüyor Tabii ki bunların hepsi şeyin içindeki mesafeler Onun haricinde dediğim gibi kalabalıksınız taksi kullanın. toplu taşıma bu ülkelerde zayıf Ötesi düzenli bir otobüs seferi düzenli bir Rota bulmak mümkün değil en azından biz bulamadık:)20160410_141802

Bangkok’da   yapılacak en güzel şey tapınakları gezmek nokta birden çok Tapınağı gidebilirsiniz Öz aynı olmasına rağmen yapıları daha farklı ve insan sıkılmıyor nokta nokta ulaşım olarak kesinlikle ve kesinlikle UBER uygulamasını kullanın . Tuktuklardan bile ucuza gelen bir uygulama nasıl kullanılacağını bir başka yazı anlatabilirim ancak siz de internette biraz kurcalayarak UBER’n ne olduğunu ve nasıl kullanacağını öğrenebilirsiniz. kesinlikle ve kesinlikle o benden başka araç kullanmayın 11 kilometrelik yol yaklaşık 10 TL tutuyor klimalı, beş yaşında bir araçla Yol tarif etme derdiniz olmadan seyahat edebiliyorsunuz Bangkok da yer alan bu fırsatı kesinlikle kullanın biz iki gün boyunca her yere özel araçlarla gittik ve toplamda kişi başı 20 En az 10 seyahat yapmışsızdır bir sorun yaşamadık. Tabii UBER için internet bağlantısına ihtiyacınız var. Bunu da Seven Eleven’da satılan 300 Bahtlık hattı alarak çözdük. Tavsiyem kesinlikle iner inmez bir hat almanızdır.

Bunun haricinde;

İnternette yazan kafalarına dokunmayın olayı şehir efsanesi sanırım. Zaten kocaman adamların kafasına dokunmak bizde de ayıp ancak çocukları sevebilirsiniz sorun yok 🙂

Paranızı her zaman sayarak alın sayarak verin 🙂

Nakit & kredi kartı fark ıgöremedik işinize nasıl geliyorsa öyle ödeyin.

Taksiciler ya da yoldan çeviren hayat kadınları ile gitmeyin

Uyuşturucu kullanmayın

İnsanlara sırıtın , onlarda size sırıtsın.

İngilizce bilmem gerekiyor mu ? Bence hayır çünkü onlar da bilmiyor 🙂 Basit bir kaç cümle öğrenin işinizi görür. Pazarlıkları da cep telefonunuzdaki hesap makinesine yazarak yapın .

Araç kullanmak bana zor geldi denemedim. Kendine güvenen deneyebilir.

Turlara kesinlikle katılın zaten hangi tutu alırsanız alın tüm firmalar aynı turda birleşiyor . Sanırım 2 büyük firma var gerisi bu firmaların ürünlerini satıyor. O yüzden ulan bu daha pahalı daha mı iyi demeyin kazık yersiniz. Sonra o beğenmediğiniz tur satan elemanı görür moralinizi bozarsınız.

Herhangi bir kavgaya ya da olaya rastlamadık. Güvenli bir ülke gibi geldi.

Bir şey alacaksanız yarı fiyatını verin, yarı fiyatın yüzde 10 fazlasına alın. Ben alışverişte bu türkiyede olsa ne kadar olurdu dan yola çıkarak ödeme yaptım . Dediğim gibi 3 aşağı 5 yukarı bizimle aynı fiyatlar. Giyim vs bizden pahalı gerek yok alışverişe gezin görün gelin 🙂

 

 

 

 

Kitap Paylaşım Ağı

Facebook !ta da olsa bazen güzel şeyler olabiliyor hayatta. Bu aralar sıklıkla gördüğünüz şu paylaşım gibi;

Dahil olmak isteyen varsa beğenmesi yeterli.
“Sürpriz sever en az 6 kitap sever arıyorum.
Dünyanın herhangi bir yerinde olabilirsiniz. Hiç fark etmez.
Bir kitap satın alacaksınız ve hiç tanımadığınız birisine göndereceksiniz.
Sonra da size en az 36 kitap gelecek.
“Ben varım” diyorsanız bu iletimi beğenmeniz yeterli; size detayları ileteceğim.
Çok heyecanlı değil mi? 

Fikir güzel ancak anlaşılması zor nasıl olacak bu iş diyenler için anlatalım; Öncelikle bu paylaşımı yapmış bir kişinin paylaşımı altına bir yorum yapıyorsunuz . O kişi size bir mesaj gönderiyor. Bu mesajda yorum yaptığınız kişinin bir arkadaşının ismi  ve adresi var. Ona kitap göndermenizi istiyor. Ve altında da yorum yaptığınız kişinin kendi adresi var. Bu adresi de size yorum yapanlara göndermenizi istiyor:)

Sistem bundan ibaret . Anlaşılmayacağı düşüncesi ile örneklendirelim. Kendi yaşantımdan isimleri değiştirdim ki sürprizi kaçmasın 🙂

1- Ömer  , arkadaşı Ahmet’in gönderisi altına yorum yapar.  Ve o mesajı kopyalayarak kendi duvarında paylaşır.

2- Ahmet ,  Ömer’e içinde Melike’nin adresinin ve kendisinin (Önder) adresinin bulunduğu bir mesaj gönderir. Bu mesaj ile Ömer Melike’ye bir  kitap gönderir .

3- Ömer kendi duvarında yaptığı paylaşımın altına yorum yapanlara içinde Önder’nin ve kendi (Ömer) adresinin bulunduğu mesajı gönderir ve zincir devam eder.  Şöyle ki Ferhat  Ömer’in gönderisine yorum yapmıştır. Ferhat  artık Ahmet’e kitap gönderecektir.

4- Ferhat’ın yaptığı paylaşıma yorum yapanlarda bana kitap göndermelidir 🙂 Burada bana gelecek kitap sayısı Ferhat’ın arkadaş potansiyeline bağlıdır:)

Tabii sistemin en önemli özelliği dürüstlüktür. Bir yere yorum yazdıysanız ve mesaj aldıysanız o kitabı gönderin adamı kızdırmayın 🙂
Örnek insan olarak Ferhat BAYOĞLU ve Ahmet ALTINOK kullanılmıştır, kitap falan göndermeyin onlara 🙂

Türk PDR Derneği Genel Kurulu Değerlendirmesi- 20 Mart 2016

20 Mart  2016 tarihinde PDR Derneği yönetim kurulunu seçmek üzere Ankara’da bulunduk. İki farklı grubun aday olduğu bu seçimden bazı gözlem ve notlarımı  buraya da eklemek istiyorum .

Öncelikle sonucu verelim. Eski başkan Filiz Bilge, yeni ekibi ile kazandı. Bu önemli bir nokta eski başkan eski ekibi ile kazanmadı. Sadece tek üye eskiden kalma idi.

Genel kurul geniş bir şekilde  faaliyet raporunun eleştirisi ile başladı. Bu iyi bir adımdı , hesap veriyor olmak yönetim kurullarını motive edecektir diye düşünüyorum . Burada bir çok eleştiri yapıldı bunların bazısı haklı bazısının abartılı olduğuna inanıyorum .

İlk eleştiri faaliyet raporunun gönderilmemesi idi. Sıklıkla da her konusmacı tarafından vurgulandı. Haklıydı kesinlikle. Her ne akdar ben bu güne akdar hiç 15  gün önceden yayınlandığını görmesem de haklıydı. Yönetim buna dikkat etmeliydi.

İkinci eleştiri içindeki fotoğraflarla ilgiliydi. Bence abartıydı. Yönetim kurulu faaliyet raporu elbetteki yönetim kurulunun yaptıkları faaliyetteki resimlerinden oluşacaktı. Beni koyacak halleri yok diye istemsiz bir düşünce geçti aklımdan kabul edin sizinde geçti 🙂

Üçüncü eleştiri dergi ile ilgili idi. Burada farklı eleştiriler vardı. Ancak başka alanlardan alan editörü olması ve editör sayısının 4 olması bence uygun bir eleştiri değildi.