Türk PDR Derneği Genel Kurulu Değerlendirmesi- 20 Mart 2016

20 Mart  2016 tarihinde PDR Derneği yönetim kurulunu seçmek üzere Ankara’da bulunduk. İki farklı grubun aday olduğu bu seçimden bazı gözlem ve notlarımı  buraya da eklemek istiyorum .

Öncelikle sonucu verelim. Eski başkan Filiz Bilge, yeni ekibi ile kazandı. Bu önemli bir nokta eski başkan eski ekibi ile kazanmadı. Sadece tek üye eskiden kalma idi.

Genel kurul geniş bir şekilde  faaliyet raporunun eleştirisi ile başladı. Bu iyi bir adımdı , hesap veriyor olmak yönetim kurullarını motive edecektir diye düşünüyorum . Burada bir çok eleştiri yapıldı bunların bazısı haklı bazısının abartılı olduğuna inanıyorum .

İlk eleştiri faaliyet raporunun gönderilmemesi idi. Sıklıkla da her konusmacı tarafından vurgulandı. Haklıydı kesinlikle. Her ne akdar ben bu güne akdar hiç 15  gün önceden yayınlandığını görmesem de haklıydı. Yönetim buna dikkat etmeliydi.

İkinci eleştiri içindeki fotoğraflarla ilgiliydi. Bence abartıydı. Yönetim kurulu faaliyet raporu elbetteki yönetim kurulunun yaptıkları faaliyetteki resimlerinden oluşacaktı. Beni koyacak halleri yok diye istemsiz bir düşünce geçti aklımdan kabul edin sizinde geçti 🙂

Üçüncü eleştiri dergi ile ilgili idi. Burada farklı eleştiriler vardı. Ancak başka alanlardan alan editörü olması ve editör sayısının 4 olması bence uygun bir eleştiri değildi. Devamını Oku

İtalya Notları

Bir konferans için bulunduğumuz italya da (bu  sefer ailece oradaydık) Roma ve Floransa’yı görme fırsatı bulduk. Bu şehirlerde ne yapılır ne edilir nereleri gezilir söyleyecek değilim 🙂 Sadece kısa bilgiler vermek istedim ;

  1. Roma her binasının tarihi olması ile öne çıkan bir şehir ancak bu sizin ilgi alanınız değilse ya da benim gibi okumadan gitmişseniz boş boş binalardan başka bir şey yok 🙂 İspanyol Merdivenleri Trevi çeşmesini daha önce gidenlerden dinledi iseniz çok extrem birşey beklentisine gireceksiniz ancak öyle değil 🙂 Bence bir numarası yok:)
  2. İtalyada ulaşım ağı gelişmiş müze müze gezmeyecekseniz ve gezi süreniz kısa ise 2 günlük metro biletleri 7 euro. Alır sürekli binersiniz 🙂 Roma Pass almaya kesinlikle gerek yok.
  3. İnsanlar kaba . Bu konuda kesinlikle bizi aratmazlar net:)
  4. İngilizce yaygın değil. Hadi halkın bilmemesini anlarım ancak tren istasyonu görevlilerinden bile bazısı bilmiyor. İki kelime söyleyip arkasına İtalyanca devam ettiriyor. Bizim anlasın diye turistlere bağırarak Türkçe konuşmamızın nasıl hissettirdiğini anladım 🙂
  5. Kedinlikle pahalı. Zaten Euro Tl*3 olması ile pahalı iken birde fiyatların pahalı olması sıkıntılı. Ortalama pizza yada makarna yanında içeçek kişi başı 35 lira tutuyor. Hemde sıradan yerlerde.  Sokakta satılan pijamalar orada 25 Euro:)
  6. Dondurma porsiyonları çok büyük .Kesinlikle en küçük olanını alın hoş bizde 12 Tl ye bir kg dondurma alınır ama neyse 🙂
  7. Vatikan vs gezecekseniz biletleri önceden internetten alın .
  8. Tren istasyonundaki gerzek görevli basılı bilet şart dedi. ANcak tren günü basılı biletin şart olmadığını öğrendik. PNR numaranız varsa onunla seyahat ediyorsunuz.
  9. Tren biletleri borsa gibi . Her gün farklı fiyat çıkabiliyor. Borsa derken fiyat düşmüyor sadece artıyor ve ulaşım pahalı. Örneğin Roma- Floransa hızlı trenle yaklaşık 1 saat 40 dakika. Ve 75 TL . Ankara Eskişehir bizde 30 Tl hesabınızı yapın.
  10. Yerler kirli bu anlamda sigara izmaritleri vs her yerde. Bir çok zaman Ankara’nın kalabalık mekanları ya da İstanbulda geziiniyor hissi veriyor Roma , insanları ile düzeni ile…
  11. Erkekler yakışıklı falan değil rahat olun beyler kesin bilgi:)
  12. Eşimin yorumu kadınlarda güzel değil :p Sizde rahat olabilrisiniz hanımlar:)
  13. Floransa Romadan daha güzel (bence)
  14. Yürümeyin otobüsü öğrenin (floransa için )
  15. Yine de gidilip görülse iyi olur ancak ben zaten Avrupa seven adam değilim 🙂

Şimdilik bu kadar, önümüzdeki gezi yazısını daha detaylı yazacağım 🙂

Şema Terapi Eğitimi – Vol 3

Biraz geciken bir yazı da olsa tarihe not düşmek istedim. Son eğitimi de 11-12 aralıkta gerçekleştirek kuramsal modülü tamamladık. Darısı süpervizyona.

Narsist ve Bordrrline kişilik bozukluklarında şema terapinin anlatıldığı program oldukça verimli geçti. Özellikle BDT temeli olan kişilerin şema terapi eğitiminden daha çok yararlanacağını düşünüyorum .Çünkü temel BDT kavramları ve tekniklerine hakim olmayan kişiler çok fayda görmeyebilirler. Tavsiyem önce BDT sonra şema terapi alınız ya da iyi bir BDT okuması yaparak eğitime katılmanız yönündedir.

Genel bir değerlendirme yapacak olursak Alp Karaosmanoğlu’nun eğitmen yönü oldukça iyi. Konuya ve uygulamaya hakim kendinden emin. belirli bir disiplin dahilinde konuyu verirken esnek olmamız gereken yerleri vurgulaması özellikle destekleyici . Kafanızdaki her şeyi kusursuz yapması gereken terapist şemanız yıkılıyorsa doğru yoldasınız demektir.

Giderek anlıyorum ki terapist olmak ya da iyi bir danışman olmak gerçekten zeka işi, tabiri caiz ise kıvrak bir zeka ve güçlü iletişime sahip bireylerin bu alanda daha başarılı olduğunu düşünüyorum  , insan ilişkilerinizi tanıdık sayınızı ve etkileşimlerinizi artırın . Bu eğitimlerden o zaman daha çok fayda göreceksiniz diye düşünüyorum , Şema terapiyi ilgisi olanlara tavsiye ediyorum .

Pişman olmayacaksınız.

Bilginize…

Şema Terapi Eğitimi – Vol -2

Geçen hafta yine İstanbul’a giderek  katıldığımız 3 oturumluk eğitimin  2. oturumu detaylı şema müdahale stratejilerine ayrılmıştı. Her bir şemaya yönelik bilişsel, davranışsal, yaşantısal ve terapi ilişkisi müdahaleleri ifade edildi. Bu yönü ile şema terapi  danışmana özellikle her farklı şema ile ilk karşılaşmasını formüle edecek bir bakış açısı sağlıyor. Örneğin kusurluluk ve utanç şeması baskın olan ya da aktive olmuş danışanlar için hem seans içi hemde genel bir müdahale  olarak kullanılacak pratik bilgiler sunuyor.

Eğitimen Alp Karasmanoğlu’nun anlatımı oldukça iyi. Bu konuda herhangi bir sıkıntı yaşanmıyor ancak grup daha küçük tutulsa sanki daha iyi olur gibi geliyor.

Bu oturumda psikolojik danışmanlarca merak edile şema terapi süpervizyon kısmını sordum. Alp hoca psikolojik danışmanların da süpervizyon alarak sertifikasyon süreçlerinde ilerlemesi gerektiğine inanıyor ve bu bağlamda bizleri süpervizyon programlarına kabul ediyor. Ancak ülkemizdeki diğer bir eğitimcinin asistanı ile yaptığımız görüşme de psikolojik danışmanalrın şema terapi süpervizyonuna kabul edilmeyeceği , bu durumun dünya şema terapi derneği ile alakalı olduğunu ifade etmişti. AÇıkçası dernek Türkiye’deki psikolojik danışmanlar süpervizyonları tamamladıkları takdirde sertifikasyona dahil olabilirler demedikçe süpervizyona devam etmeyeceğim.
Bu durumdan Alp hocaya da bahsettim ve özellikle direkt olarak ISST‘ye yazılacak bir mektup üzerinde çalışmaya başladım . En azından lisansüstü düzeyde eğitim almış psikolojik danışmanların eğer ilgileri  varsa şema terapi eğitimlerine devam etmeleri hem kendileri hemde ülkemizdeki şema terapinin geleceği için önemli bir adım diye düşünüyorum . Meslek fanatizmi yapmanın bilime katkı sunmadığı ülkemizdeki PDR ve Psikoloji bölümlerine bakılarak çok rahat söylenebilir. Uygulama alanında yetenekli bireylerin önünü asla bilimsel olmayan gerekçelerle kesmek kimseye bir şey kazandırmayacaktır. Psikopatoloji bilgisi yetersiz deyip PDR mezularına ek kurslar aldırılabilir, psikolojik danışmanlar için tamamlanması zorunlu başka modüller eklenebilir. Özellikle apartman üniversitelerinden mezun klinik psikologların kabul edilmesi ancak doktora düzeyinde eğtim almaya devam eden psikolojik danışmanların bu eğitimlerden dışlanması gerektiğini hangi psikoterapi literatürü söylüyor merak ediyorum .

Artık bunlardan sıyrılıp işimize baksak diye düşünüyorum…

Ders hakkında hatırlatma yazacakken nerelere geldim sanırım doluyum bu konuda oldukça 🙂 Neyse birde derneğe yazalım bakalım. Özellikle iyi düzeyde ingilizce bilen ve benim yazdığım metni ingilizceye çevirebilecek psikolojik danışman arkadaşlardan destek beklediğimi de ileteyim 🙂

 

Cinsel Terapi Eğitimi – 1. Modül Notları

Geçen hafta sonu ekipçe (ANADOLU PDRM)  Cinsel Terapi eğitimine başladık. Birinci modül olarak isimlendirilen (3 modül var) programda genel olarak cinsellik nedir, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği ve psikoseksüel gelişim gibi kavramların üzerinde durduk. Genel anlamı ile verimli bir çalışma olduğunu söyleyebiliriz. Eğitim ciddi bir şekilde planlanmış bir hocadan saaatlerce ders dinlemiyorsunuz . 6 farklı hocayı 3 günde dinleme fırsatı bulduk. Her biri cinsel tedaviler alanında uzun yıllardır çalışan psikolog ve psikiyatristler. Ancak grup tamamen uzmanlardan oluşmasına rağmen bazı hocaların eşcinsellik üzerine tutumu biraz garipti. Sanki biz homofobiğiz gibi hissettim bir an. Bir soru soruyorsunuz cevabı ama heteroseksüellerde de var … Evet var ama biz onu sormuyoruz eşcinsellerde daha fazla mı diye soruyoruz demedim tabii 🙂 Hatta dedim ancak unun ne yararı var şeklinde bir cevap aldım . Sözün özü tavsiye edebileceğim bir eğitim programıydı. Aksaklıklar ya da hoşunuza gitmeyen yanlar her zaman olur burada da vardı.

Özellikle Doğan ŞAHİN hocanın psikoseksüel gelişim konusu psikodinamik yaklaşım açısından dolu doluydu. Gelmeden Kohut okumanız kavramları daha kolay anlamanıza yardımcı olabilir. Tedavi adına bu modülde bir şey öğretilmiyor böyle bir beklentiye girmemenizi öneririm. Daha çok kendi cinsel mitlerinizi keşfetmek, ya da yaygın cinsel mitleri öğrenmek bu modülün amacı diyebiliriz. Ejder hoca fizyolojide organ/kas/sinirlerin latince isimlerine boğmadan yeterli bilgi verdi. Arşaluys hoca bol bol oyun oynattı (psikodrama yöntemleri) ki bu benim gibi role giremeyenler için eziyet verici olabiliyor:) Seven KAPTAN eşcinsellik ile ilgili bir çok bilgi verdi. Nesrin YETKİN cinsel mitleri oldukça uzuuuuun anlattı. Ve son olarak eğitiminde sorumlusu olan Ceyda GÜVENÇ oldukça ilgili bir tavır sergiledi.

Adı cinsel terapi enstitüsü olan ama kendisi bir hiç olan yerlerden eğitim alacağınıza CETAD’dan eğitim almanızı tavsiye ederim. Ancak her yerde olduğu gibi burada da bazı yanlış uygulamalar mevcut . Bunlardan bir tanesi cinsel terapi modülü de olan 3. modüle PDR mezunlarının kabul edilmemesi. Bu durumun bilimsel olmadığını düşünmekteyim. Bir çok üniversitede  nasıl eğitim verildiği belli olmayan klinik psikoloji mezunları başvuruyorken PDR mezunlarını dışlamak mantıklı değil. Diğer yandan eğitim süresince cinsel terapinin özünde  de danışanlar güven ortamı kurmak, iyi bir öykü almak, terapötik çalışma ilişkisini kuvvetlendirmek daha basit tabir ile hastayı / danışanı anlamaya vurgu yapıldı. Çok rahat söyleyebilirim ki danışma/terapi ilişkisinde biz hem psikiyatristlerden hemde klinik psikologlardan (en azından büyük çoğunluğundan)  daha fazla bilgiye ve beceri pratiğine sahibiz. Burada PDR mezunalrı şu şu şu kitapları okumalı ya da ek şu eğitimleri almalı gibi bir kural kabul edilebilir ancak PDR mezunu değilse  cinsel terapiyi öğrenemez düşüncesi tamamen yanlıştır. Psikolojik danışmanlar gerekli alt yapıya sahiptir üzerine eksik eğitimleri elbette tamamlamalıdır. Nacizane fikrim ve burayı okuyorlarsa önerim budur.

Bu eğitimi de buraya yazarak tarihe not düşmüş olayım . Hemde eğitimi almak isteyenlere bir yol gösterici olduğunu umalım .

Kolaylıklar herkese….