PSİKOLOJİK DANIŞMANLAR HAKLARINI ARIYOR

PSİKOLOJİK DANIŞMANLAR HAKLARINI ARIYOR
Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) psikololik danışman/rehber öğretmen kadrolarına felsefe grubu öğretmenlerini atama kararına psikolojik danışmanların tepkileri çığ gibi büyüyor. Psikolojik Danışmanlık, bireylere sosyal, duygusal ve ruhsal alanda psikolojik yardım hizmeti sunan profeyonel yardım mesleğine, farklı alanlardan mezun olanları atama kararı bu ülke insanına en büyük haksızlıklardan birisidir. Vatandaşının niteliksiz hizmet almasına yol açacak kararları hayata geçiren bir başka ülke olmasa gerek.
Psikolojik danışman kadrolarına kimlerin atanabileceği MEB’nın kararlarında belirtilmiş olmasına rağmen, kendi hukuk kurallarını hiçe sayarak böyle bir karar alabilmektedir. Bunu da “2011 yılına mahsus diyerek” rsayonelleştirmeye çalışmaktadır. Oysa çok iyi bilinmektedir ki Bakanlık 2003 yılında da aynı şekilde felsefe ve sosyoloji mezunlarını “2003 yılına mahsus olmak üzere” diyerek ilk atamayla atamıştır. Nasıl olsa balık hafızalı toplum, kimse hatırlamaz diye düşünmüş olsa gerek. Bilinmelidir ki insanlığın her eylemi tarihe dönüşür. Tarihin unutulmuş denilen sayfalarından birileri mutlaka gün yüzüne çıkarır.
Kurumlar da kişiler gibi söz ve davranışlarında/uygulamalarında tutarlı ve güvenilir olmak durumundadır. Bakanlık bir defaya mahsus dediği uygulamayı ikinci hatta yargı tarafından veya demokratik ve hukuk kuralları çerçevesinde ortaya koyduğumuz tepkilere istinaden geri almadığı sürece de bu uygulamaları yapmaya devam edecek, bu da Türkiye Cumhuriyeti’nin önemli kurumlarından/Bakanlıklarından birisi olan MEB’na olan güveni ciddi bir şekilde zedeleyecektir.
Ülke olarak geliştiğimize dair söylemler son zamanlarda iyice artmıştır. Evet ekonomik gelişmişlik düzeyi açısından dünya da 17. sıradayız. Birleşmiş Milletler İnsani Gelişme Endeksine göre ise 179 ülke içinde 76. sıradayız. Ekonomik gelişme ve büyüme insani gelişmişlik düzeyine eşlik etmiyorsa bunun orumlusu kimdir diye sormak gerekir. Bunun sorumlusu bu ülkede yanlış kararların altında imzası olanlar olsa gerek. Niteliksel sorunları nicel yolla çözülmeye çalışan bir ülkenin sıralamadaki yeri şaşırtıcı olmasa gerek.
Bunun en güzel örneği, MEB’nın okullardaki psikolojik danışman “ihtiyacını” alanla ilgisi olmayan, bu konuda eğitim almamış kişileri atama kararıdır. Bu karar niceliksel artışı sağlamanın ötesinde bir karar değildir. Bu kararlara imza atanlar ülkeyi insani gelişmişlik düzeyi açısından daha da aşağılara  itmeye hizmet etmektedirler.
Bu üzücü karardan dolayı psikolojik danışmanlar ve PDR lisans öğrencileri haklı tepkilerini göstermeye başlamışlardır.
Türk PDR-DER, MEB’nın bu kararının iptali için Danıştaya dava açmıştır. Bunun yanı sıra çeşitli fakslarla alınan kararın yanlışlığı MEB’in ilgili yerlerine bildirilmiş ve bildirilmeye devam edilmektedir.Üyelerimiz, meslektaşlarımız, PDR öğrencileri, mesleğimizin akademisyenleri ve konuya duyarlı vatandaşlarımızın Türkiye genelindeki katılımıyla 23 Mayıs 2011’de saat 14:00’te “Mesleğimize Sahip Çıkalım” buluşmasını gerçekleştireceklerdir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Doç.Dr. Tuncay ERGENE
Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği
Genel Başkanı
Türk Psikolojik Danisma ve Rehberlik Dernegi
Yönetim Kurulu