MUŞ

Tüm şehirlere  gitmek gibi bir hedefim var. Açık öğretimde üniversite temsilcisi olduğumuzdan zaman zaman bizi görevli olarak gönderebiliyor. Bu sefer görev yerim MUŞ. Daha önce hiç gitmediğim bu şehre  uçak ile 1 saat 25 dakikada ulaşılıyor (Ankara’dan) . Her gün sabah uçuş öğle vakti de dönüş var.  Tek firma da Anadolu Jet. 27 Nisan 1 Mayıs arasında kaldığım Muş’tan izlenimlerim şöyle.

Muş hava limanı oldukça küçük , merkez nüfus 91000 civarı. Tek caddeden oluşan küçük bir şehir. Bariz fakir. Zaten son üç sırada yer alıyormuş her sene bu alanda .

Şehirde aşırı muhafazakar bir hava esmiyor. Kılık kıyafet konusunda sıkıntı yaşanacağını sanmıyorum . Ancak şehirde 5 gün boyunca hiç alkol satan bir yer görmedim . Bu anlamda tutucu bir  şehir olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Muş’ta sanayi yok. İnsanlar çay ocaklarında akşama kadar oturuyor iş imkanları oldukça sınırlı, sanırım göç oranı da yüksektir.  Araç plakaları o kadar farklı ki. 49 plaka araç daha az. İnsanlar  plaka değişikliğine gitmeyi tercih etmiyorlar (arkadaşın tespiti). Biz de anlamadık neden olduğunu.

Gezilecek yer yok Muş’ta . İnternet araması yaparsanız bile en fazla 5 yer buluyorsunuz ki bunların tek elle tutulanı Murat Köprüsü. Köprü yaklaşık 12-15 Km  uzaklığında. Toplu taşıma gitmiyor. Özel araç ya da  taksi tutmanız gerek. Taksi 25 TL tutuyor. Git gel 50 yani 🙂 Köprü beklediğimizden güzeldi. Etrafında oturacak yerleri de var. Kamelya kiralayabiliyorsunuz . Bahar aylarında giderseniz MUŞ LALEsini de görebilirsiniz.

Yemek olayı orta-üst. Yemekler lezzetli ancak bir Antep / Urfa aroması bulmam  mümkün değil. Fİyatlar orta/alt. Ancak porsiyonlar çok büyük. Yarım kg antrikota 27 tl ödedik. Şu an bu porsiyon için Eskişehir fiyatı 55-75 arasıdır.  İkramlar  güzel ve çeşitli. Kesinlikle EYWAN ve Nar-Et Nihat ustaya gidin. İnci’yi tavsiye etmiyorum . Şark’ı da arkadaşım beğenmemiş.  Aşağıda yemeklerden ve  köprüden bir kaç foto görebilirsiniz. Bu kadar az mı? demeyin. Muş ‘un hepsi bu 🙂

Psikoloji mi ? PDR mi?

Merhaba!

Bu aralar  sıklıkla sorulan bir soru olduğu için genel bir yazı yazmak istedim. Umarım sorularınıza cevap bulursunuz. EA alanında puanını almış kişiler genel oalrak Hukuk, PDR, Psikoloji ve Sosyal Hizmet tercih ederler. Ancak burada PDR mi Psikoloji mi sorusu herkesin aklına gelir. Çünkü puanları da birbirine yakındır.

Psikoloji mezunları genel olarak adalet bakanlığı ve sağlık bakanlığında çalışır derler. Ancak bu kurumlara her yıl alınan psikolog sayısı çok çok az. Bu yüzden psikologların tamamı formasyon almaya yönelmiş durumda. Neden ? Devlette rehber öğretmen olmak için. İlerleyen dönemde PDR mezunu iyice fazlalaşınca bu imkanı belki kaldırırlar. Ancak şu an psikoloji okuyup formasyon alırsanız PDR mezunu gibi işlem görüyorsunuz . Yani özetle kamuya atanmak amacınız yer farketmez memur olayım derdinde iseniz PDR’nin ataması daha çok.

PDR mezunu olmanın dezavantajı da devlet üniversitelerinin sizi klinik psikolojiye almıyor oluşu. Ancak zaten devlet üniversitelerinde klinik psikolojik programı çok az. Bir sürü psikoloji mezunu da zaten buraya giremiyor. Kontenjanlar çok çok az. Bunun çözümü de belli özel üniversiteye parayı vererek klinik psikolog olabilirsiniz.

Devamını Oku

ESKİŞEHİR Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi 5. Ders

Anadolu Üniversitesinin projesi kapsamında  bilişsel davranışçı terapi kuramsal eğitimine devam etmekteyiz. 5 hafta geride kaldı eğitim sürecinde.

Hocamız Prof Dr. Hakan Türkçapar .

1. Hafta genel olarak yaklaşımlara, 2. hafta insanın düşünce yapısına  , 3. haftda vaka formülasyonuna , 4. hafta  ilk seansların yapılandırmasına  ve sokratik sorgulamaya  , 5. hafta ise  bilişsel davranışçı terapide  temel teknikleri irdelemekle geçti. Oldukça keyif aldığım ve birşeyler öğrencidğim bir eğitim  olduğunu söylemek gerek. Bunda bu kurama ilişkin özel bir ilgim olması da etken elbette. Kültürümüze en uygun olduğunu düşündüğüm bu kuramın uygulamalarını bu alandaki belkide en iyi hocadan dinlemekte ayrı bir keyif 🙂

Konuyu detaylı öğrenip bu alanda okudukça insan düşüncelerin gücüne daha çok inanıyor sanki. Düşüncelerde ki ufak değişikliklerin kendi ruh halinize yansımalarını gördükçe danışanlar da neden işe yaramasın diye düşünüyorsunuz. Diğer yandan bir kuramdan güç almak , daha emin adımlar atmanıza daha işlevsel müdahalelerde bulunmanıza yardımcı oluyor. BDT nin sistematik yapısı hatalarınızı minimize ediyor belki de bu yüzden bu kadar  benimsiyorum bu yaklaşımı .  Ama şunu söylemek gerekir ki günde 3-4 danışan gördüğümüz merkezde böyle bir eğitim şarttı! Daha iyi hizmet verebilmek için eğitimlere katılmak önemli kimden nereden aldığınıza dikkat tabii ki 🙂

Bu keyfin artmasında sınıf/mesai arkadaşlarım Ferhat  BAYOĞLU ve Ahmet ALTINOK u da unutmamak gerek! Bundan sonraki dersleri an be an yazmaya çalışacağım , bu karalama yazıyı uzun süredir yazmadığım bloguma bir silkeleniş olsun diye eklemiş olayım 🙂

BDT içerikli yazılar sanırım bu siteyi dolduracak ilerleyen günlerde 🙂

 

 

İnci Sözlük vs Anadolu Üniversitesi E Seminer :)

Zaman zaman okuyorum internette online sözlükleri .Bizim üniversitenin E seminer diye  bir hizmeti var. Bireylere Depresyon , Stres, Öfke gibi alanlarda  seminer hizmetleri sunuluyor. İnci sözlükteki şahsiyetler buraya bir operasyon düzenlemeye çalıştılar. Çalıştılar çünkü bu sefer tutmadı 🙂

En azından KİŞİSEL GELİŞİM SEMİNERLERİnde.

Arkadaşlar grup halinde hareket edip sisteme girdiler ve küfür vs yazmaya, hoca ile dalga geçmeye çalıştılar.

Öncelikle bunları yazanları sistemin dışına attım 🙂 SOnra buna gerek olmadığını farkettim bu arkadaşlar biraz seminer dinlesin istedim ve atmaktan vazgeçtim 🙂

Sonra uyanıklar düzgün nickname edinerek giriş yaptılar.  Sohbeti kapattım bende 🙂 Bir grupta böylece avucunu yalamış oldu:)

Sonra nicknamelere uygunsuz içerik yazdılar ki ekranda o yazılar çıksın , bende katılımcı listesini kapatıverdim 🙂 Bir grupta bununla dumur oldu 🙂

Hala bir umut birşeyler yapabilirim umudunda olan kişiler kuzu kuzu 45 dakikalık seminerin tamamını dinliyorlar şu an, bir umut bir şeyler olur diye bekliyorlar canlarım benim  🙂

Yani milleti sazan.avi lere dahil eden  incisözlük ekibi ,  bu sefer sazan sürüsü moduna girdi ;GEÇMİŞ OLSUN 😀

Bize  ne oldu, sazan gibi nasıl semineri dinlettiler anlayın  diye tarihe bu notu düşüyorum 😀

 

Son kez seslenelim :   gençler sakin olun, uslu olursanız  semineri dinleyip dağılabilirsiniz 😀

 

En dip not: Bu yazıdan sonra yorum saldırısına uğrayacağız büyük olasılıkla olsun sayfaya hit katarlar 😀

Şimdiden teşekkürler:D

 

SOnradan gelen düzenleme; Korkudan mesajlarını silen kullanıcılar var 🙂 Sayfa ve yazı sayısı giderek azalıyor….

 

 

Eskişehir Çocuk Değerlendirme Semineri – 26 Mart

DSC_0053Derneğimiz Genç Psikolojik Danışmanlar Derneği, Tepebaşı Rehberlik Araştırma Merkezi Müdürlüğü ve Özel ATAYURT Okulları işbirliği ile  hiç bir maddi kaygı gütmeksizin Tepebaşı Bölge psikolojik danışmanları ile eğitim programı gerçekleştirdik.

 

 

 

 

 

 

Şahsen oldukça zevk aldığım ve oldukça keyifli geçtiğini düşündüğüm seminer süresince bize gerekli yardımı ekipmanı sağlayan misafirperverliğini gösteren , düşünceli davranışları ile beni mutlu eden Müdür Yardımcısı Psk. Aysun Hanım konuşması ve duruşu ile saygı duyduğum Atayurt Okulları Genel Müdürü Hikmet ERTÜRK başta olmak üzere evsahibi   ATAYURT okullarına  özellikle teşekkür etmek gerek.DSC03934

 

 

Tepebaşı RAM a iste organizasyondaki düzen ve  beni davet ettikleri için ayrıca teşekkürler 🙂 Yandaki fotoğrafta kendilerini görebilirsiniz 🙂

 

Farklı projelerde farklı etkinliklerde buluşmak dileğiyle ayrıldığımız Eskişehir’deki ilk deneyimim böyle son buldu 🙂

Meslektaşlar da oldukça keyifli idi hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum 🙂

  DSC03908

 

 

Tepebaşı İlçe Milli Eğitim Müdürü  Taki ERSOY ve  Atayurt Okulları Genel Müdürü Hikmet Ertürk ve  ATAYURT Okulları Müdür Yardımcısı Aysun Hanım